ÇOCUKLARA YÖNELİK RİSKLER
Çocuklar sadece bazı toplumsal durumlarda (eğitimsiz/yoksul aile gibi) değil, toplumun genelinde risklere açık olarak yaşamaktadır.
I. Devletin çocuğa bakış açısı ve çocuklara yönelik yükümlülüklerini yerine getirirken izlediği politikaların aşağıda sıralanan sonuçları çocuklara yönelik riskin ana zemini oluşturmaktadır:
• Devletin, çocuğu yurttaş olarak hak sahibi bir birey konumunda görmeyip onunla sadece korunmaya muhtaç olduğu noktadan ilişki kuran bir sistemi benimsemiş olması; riskleri önceden gören ve önlemeye yönelik çalışan bir sistemin olmaması,
• Çocuğun gereksinimi olan ortamların desteklenmemesi, risklere karşı olumluyu özendiren ya da ortaya koyan ortamların ve mekanizmaların olmaması,
• Hizmetlerin ve kaynakların planlanmasında bütün çocukların gelişim ve topluma katılımlarına yönelik gereksinimlerinin öncelikli olarak dikkate alınmaması ve bu ortamların (hamilelikten itibaren izleme ve destekleme hizmetleri, anne baba okulları,okul öncesi eğitim hizmetleri, okul saatleri sonrası sosyal kültürel merkezler, parklar, oyun ve spor alanları, yetenek ve becerilerini geliştirme merkezleri) yeterince olmaması,
• Tüm çocukların gelişim ve topluma katılım sürecindeki gereksinimleri dikkate alan bir çocuk politikası olmaması,
• Özgürlükçü – eşitlikçi olmayan; otoriter, baskıcı ve sorgulatmayan yöntemleri tercih eden ve çocuk gerçeğini görmezden gelen eğitim politikaları ve eğitim sistemine bağlı olarak eğitim kurumlarının ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte olmaması,
• Sosyal yardım sisteminin hak temelli örgütlenmemiş olması,
• Çocuğun korunma ihtiyacını gidermeye yönelik olarak kurum bakımının yaygın olarak kullanılması, aile ve aile tipi bakımı güçlendirecek hizmetlerin yeterince varolmaması,
• Çocukların bir arada yaşadıkları kurumlarda, birlikte bulundukları okul gibi ortamların çocuklara yönelik riskleri fark edecek ve önleyecek biçimde tasarlanmamış olması,
• Çocuklara yönelik hizmetlerde çalışan personele riskleri erken fark etme ve etkili müdahale etme becerilerini geliştirecek desteklerin ve özlük haklarının yeterince sağlanmaması.
II. Toplumsal sorunlar en çok çocukları olumsuz etkilerken, bazı toplumsal değerler ya da kurumlar da çocuklar için riskli olabilmektedir:
• Sosyo – ekonomik güçlüklerin yarattığı riskler ve risk ortamları: işsizlik, savaş, göç/mültecilik, azınlık gruplarına mensup olmak gibi yapısal eşitsizlikler,
• Şiddetin meşrulaştırılması ve olağanlaştırılması; çocuğun içine doğduğu veya ait olduğu sosyal çevrenin istismar edici nitelikteki yapıları, onları bedensel ve ruhsal olarak yaralayıcı cezalandırma, öldürme hakkı veren töreler ve bunu destekleyen özlü sözler ile pekiştirilen kültürel normları ve çocukla ilgili geleneksel düşünme biçimleri, yetiştirme tutumları,
• Toplumsal değerleri çarpıtan, cinsellik ve şiddet görüntüleri içeren, çocukları tüketimin hedef kitlesi haline getiren ve cinsel yönden objeleştiren, bunun yanında topluma yönelik tehdit gibi gösterip önyargılar oluşturan yazılı ve görsel yayınlar.
III. Çocuğu bakıp, gözetmek, hayata hazırlamak yükümlülüğünü temelde aile taşırken bu yükümlülüğü desteklemesi ve kolaylaştırması gereken devletin bunu değerlendirmekte ve yerine getirmekte yetersiz kalması (çocuklara ve ailelerine yönelik sosyal destek sisteminin yetersiz olması) aşağıdaki durumları çocuklara yönelik risk faktörleri haline getirmektedir:
• Aile içi şiddet ve geçimsizlik, iletişimsizlik, yetersiz ebevyn tutumları, ebeveyn-çocuk arasındaki bağlanma bozuklukları,
• Anne ya da baba ölümleri, terkleri, boşanmalar, üveylik ve evlatlık durumları,
• İstenmeyen gebelik, gayri meşruluk,
• Sık ve erken doğum,
• Ergenlik çağında (20 yaş altı) anne – babalık
• Ailede ruhsal ya da bedensel süreğen hastalıklı veya engelli bireylerin olması,
• Ailede alkol ve madde bağımlısı bireylerin olması,
• Çocuklarda görülen gelişimsel, ruhsal bozukluklar ve engellilik durumları.