<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cocuk İhmal ve İstismarını Önleme Platformu</title>
	<atom:link href="http://www.onlemeplatformu.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onlemeplatformu.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Dec 2009 19:46:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title></title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/123/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/123/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/123/</guid>
		<description><![CDATA[[st picasa=http://picasaweb.google.com/data/feed/base/user/onlemeplatformu/albumid/5416619327229161281?alt=rss&#038;kind=photo&#038;hl=en_US]
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[st picasa=http://picasaweb.google.com/data/feed/base/user/onlemeplatformu/albumid/5416619327229161281?alt=rss&#038;kind=photo&#038;hl=en_US]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/123/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLARA YÖNELİK RİSKLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/cocuklara-yonelik-riskler-2/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/cocuklara-yonelik-riskler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:35:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar sadece bazı toplumsal durumlarda (eğitimsiz/yoksul aile gibi) değil, toplumun genelinde risklere açık olarak yaşamaktadır.
I. Devletin çocuğa bakış açısı ve çocuklara yönelik yükümlülüklerini yerine getirirken izlediği politikaların aşağıda sıralanan sonuçları çocuklara yönelik riskin ana zemini oluşturmaktadır:
• Devletin, çocuğu yurttaş olarak hak sahibi bir birey konumunda  görmeyip onunla sadece korunmaya muhtaç olduğu noktadan ilişki kuran bir sistemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar sadece bazı toplumsal durumlarda (eğitimsiz/yoksul aile gibi) değil, toplumun genelinde risklere açık olarak yaşamaktadır.</p>
<p><span style="font-size: medium;"><strong>I.</strong></span> Devletin çocuğa bakış açısı ve çocuklara yönelik yükümlülüklerini yerine getirirken izlediği politikaların aşağıda sıralanan sonuçları çocuklara yönelik riskin ana zemini oluşturmaktadır:</p>
<p>• Devletin, çocuğu yurttaş olarak hak sahibi bir birey konumunda  görmeyip onunla sadece korunmaya muhtaç olduğu noktadan ilişki kuran bir sistemi benimsemiş olması; riskleri önceden gören ve önlemeye yönelik çalışan bir sistemin olmaması,</p>
<p>• Çocuğun gereksinimi olan ortamların   desteklenmemesi, risklere karşı olumluyu özendiren ya da ortaya koyan ortamların ve mekanizmaların olmaması,</p>
<p>• Hizmetlerin ve kaynakların planlanmasında bütün çocukların gelişim ve topluma katılımlarına yönelik gereksinimlerinin öncelikli olarak dikkate alınmaması ve bu ortamların <strong>(hamilelikten itibaren izleme ve destekleme hizmetleri, anne baba okulları,okul öncesi eğitim hizmetleri, okul saatleri sonrası sosyal kültürel merkezler, parklar, oyun ve spor alanları, yetenek ve becerilerini geliştirme merkezleri)</strong> yeterince olmaması,</p>
<p>• Tüm çocukların  gelişim ve topluma katılım sürecindeki gereksinimleri dikkate alan bir çocuk politikası olmaması,</p>
<p>• Özgürlükçü – eşitlikçi olmayan; otoriter, baskıcı ve sorgulatmayan yöntemleri tercih eden ve çocuk gerçeğini görmezden gelen eğitim politikaları ve eğitim sistemine bağlı  olarak eğitim kurumlarının ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte olmaması,</p>
<p>• Sosyal  yardım sisteminin hak temelli örgütlenmemiş olması,</p>
<p>• Çocuğun korunma ihtiyacını gidermeye yönelik olarak kurum bakımının yaygın olarak kullanılması, aile ve aile tipi bakımı güçlendirecek hizmetlerin yeterince varolmaması,</p>
<p>• Çocukların bir arada yaşadıkları kurumlarda, birlikte bulundukları okul gibi ortamların çocuklara yönelik riskleri fark edecek ve önleyecek biçimde tasarlanmamış olması,</p>
<p>• Çocuklara yönelik hizmetlerde çalışan personele riskleri erken fark etme ve etkili müdahale etme becerilerini geliştirecek desteklerin ve özlük haklarının yeterince sağlanmaması.</p>
<p><span style="font-size: medium;"><strong>II.</strong></span> Toplumsal sorunlar en çok çocukları olumsuz etkilerken, bazı toplumsal değerler  ya da kurumlar da çocuklar için riskli olabilmektedir:</p>
<p>• Sosyo – ekonomik güçlüklerin yarattığı riskler ve risk ortamları: işsizlik, savaş, göç/mültecilik, azınlık gruplarına mensup olmak gibi yapısal eşitsizlikler,</p>
<p>• Şiddetin meşrulaştırılması ve olağanlaştırılması; çocuğun içine doğduğu veya ait olduğu sosyal çevrenin istismar edici nitelikteki yapıları, onları bedensel ve ruhsal  olarak yaralayıcı cezalandırma, öldürme hakkı veren töreler ve bunu destekleyen özlü sözler ile pekiştirilen  kültürel normları ve çocukla ilgili geleneksel düşünme biçimleri, yetiştirme tutumları,</p>
<p>• Toplumsal değerleri çarpıtan, cinsellik ve şiddet görüntüleri içeren, çocukları tüketimin hedef kitlesi haline getiren ve cinsel yönden objeleştiren, bunun yanında topluma yönelik tehdit gibi gösterip önyargılar oluşturan yazılı ve görsel yayınlar.</p>
<p><span style="font-size: medium;"><strong>III.</strong></span> Çocuğu bakıp, gözetmek, hayata hazırlamak yükümlülüğünü temelde aile taşırken bu yükümlülüğü desteklemesi ve kolaylaştırması gereken devletin bunu değerlendirmekte ve yerine getirmekte yetersiz kalması (çocuklara ve ailelerine yönelik sosyal destek sisteminin yetersiz olması) aşağıdaki durumları çocuklara yönelik risk faktörleri haline getirmektedir:</p>
<p>• Aile içi şiddet ve geçimsizlik, iletişimsizlik, yetersiz ebevyn tutumları, ebeveyn-çocuk arasındaki bağlanma bozuklukları,</p>
<p>• Anne ya da baba ölümleri, terkleri, boşanmalar, üveylik ve evlatlık durumları,</p>
<p>• İstenmeyen gebelik, gayri meşruluk,</p>
<p>• Sık ve erken doğum,</p>
<p>• Ergenlik çağında (20 yaş altı) anne – babalık</p>
<p>• Ailede ruhsal ya da bedensel süreğen hastalıklı veya engelli bireylerin  olması,</p>
<p>• Ailede alkol ve madde bağımlısı bireylerin olması,</p>
<p>• Çocuklarda görülen gelişimsel, ruhsal bozukluklar ve engellilik durumları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/cocuklara-yonelik-riskler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SOSYAL HİZMETLERDE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/sosyal-hizmetlerde-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/sosyal-hizmetlerde-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:34:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[I. OLANAKLAR

1. Risk altındaki çocuklar konusunda çalışma yapmakla sorumlu pek çok kurumun bulunması (çocuk polisi, sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu, çocuk mahkemeler)
2. Aileler ile birebir ilişki kurabilen toplum merkezleri deneyimi.
II. YAPILMASI GEREKENLER
Bu olanakların olmasına rağmen halihazırda aşağıdaki alanlarda uygulamada yaşanan sorunlar ve bunlardan hareketle oluşturulan öneriler tespit edilmiştir:
1. Kurumlar arasında görev dağılımı konusunda sorunlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I. OLANAKLAR<br />
</strong><br />
<strong>1.</strong> Risk altındaki çocuklar konusunda çalışma yapmakla sorumlu pek çok kurumun bulunması (çocuk polisi, sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu, çocuk mahkemeler)<br />
<strong>2.</strong> Aileler ile birebir ilişki kurabilen toplum merkezleri deneyimi.</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>Bu olanakların olmasına rağmen halihazırda aşağıdaki alanlarda uygulamada yaşanan sorunlar ve bunlardan hareketle oluşturulan öneriler tespit edilmiştir:</p>
<p><strong>1.</strong> Kurumlar arasında görev dağılımı konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle sokakta çalışan/yaşayan çocuklar alanı konusunda kurumlar arasında ciddi görev çakışmalarınsan kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Bunun giderilmesi için;<br />
<strong>a.</strong> Kurumların ve bu alanda çalışan meslek elemanlarının görev ve rolleri ile yetkileri açıkça tarif edilmelidir.<br />
<strong>b.</strong> Kurumlar arasında koordinasyonun nasıl sağlanacağı belirlenmelidir.</p>
<p><strong>2.</strong> Kolluğun çocuk birimine  gelen özellikle travma mağduru çocukların  kalabileceği bir bakım ünitesinin olmaması nedeniyle bu çocuklar kolluğun birimlerinde kalmakta, sosyal hizmetlerin devreye girmesi gecikmektedir.  Travma mağduru çocukların hemen kabul edilebilecekleri sosyal hizmet kuruluşları oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>3.</strong> Genel olarak da bütün Polise gelen çocukların hemen sosyal hizmetlere teslim edilebileceği bir birimin olmaması çocukla ilgili risklere müdahale edilmesini geciktirmekte veya çocuğun süreç içerisinde istismarına neden olmaktadır. 24 saat hizmet verecek bir birim kurulmalı, bu birimde uygun meslek elemanları görevlendirilmeli ve bakım ünitesinin olması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>4.</strong> Sosyal hizmetler kuruluşlarının yetersiz ve dağınık olması müdahalenin hızlı bir biçimde yapılmasını engellemektedir. İhmal ve istismar ile ilgili önleme ve korumaya yönelik çalışma yapacak kuruluşların yaygın ve kolay ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>5.</strong> Çocukların dahil oldukları davaların  sona ermesinde sonra bu çocuklara yönelik sosyal hizmetlere dayalı bir izleme mekanizmasının kurulmamış olması nedeniyle, istismara uğramış ve travma yaşayan çocukların izlenmesi mümkün olmamaktadır. Bu konudan sorumlu bir sosyal hizmet birimi oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>6.</strong> Yerelde sosyal hizmetlerin örgütlenmemiş olması. Yerelde sosyal hizmet örgütlerinin oluşması çok önemlidir. İzleme ve müdahalenin mümkün olduğunca yerel düzeyde yapılması gerekmektedir.  Bu birim izleme ve önlemeye yönelik özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır:</p>
<p>• Bu birimler mahalle düzeyinde örgütlenmelidir: Böylece her aile ile birebir ilişki kurulabilecek ve bütün çocuklar kapsanabilecektir. Toplum sosyal hizmetleri bilinmediği için, mağdur bu hizmetlere ulaşamayabilir, bu nedenle hizmetlerin herkese ulaşabileceği biçimde yapılandırılması gerekir.</p>
<p>• Ailelerin sosyal ihtiyaçlarının tespit edilebileceği bir sistem kurulmalıdır: Boşanmış ailelerin ve çocukların sosyal hizmetlerin gözetiminde olması; ebeveyn kaybından suça itilmeye kadar bütün risk faktörlerine maruz kalan çocukların tespit, korunması ve takibi sağlanmalıdır.</p>
<p>• İhtiyaç sahibi aileler tespit edilerek sosyal yardım yapılmalıdır. Aileler ile birebir çalışarak sosyal ihtiyaç tespitlerinin yapılması; aile içinde vasıfsız olan çalışabilir kişilerin halk eğitim ile bağlantıya geçilerek eğitimleri sağlanması, vasıflı hale getirilmesi gereklidir.</p>
<p>• Yerelleşme ve yaygılaştırmada taşeronlaşmaya yol açılmamasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>7.</strong> Sosyal hizmet kurumlarının gerek polis ile gerekse çocuk mahkemeleri ile koordinasyon içinde bilgi akışını sağlayacak şekilde çalışması sağlanmalıdır. Bunun için sosyal hizmetlerden sorumlu kurumun adliye yakınında olması dışında bir sosyal hizmet uzmanının adliye içinde olması da önemlidir.</p>
<p><strong>8.</strong> Meslek elemanlarının yapılan işe ve alana uygun olarak belli kriterlere göre  işe alınması gerekir.</p>
<p><strong>9.</strong> Çocuk büro amirliklerinde sosyal hizmet uzmanlarının çocuklar ile görüşmede bulunması sağlanmalı, çocuğun ilk görüşmede sadece polis ile karşılaşması önlenmelidir.</p>
<p><strong>10.</strong> Eğitim kurumları riskleri fark etme açısından odak olmalı ve sosyal hizmetler ile işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışması gerekir. Bu kapsamda olmak üzere;<br />
<strong>a.</strong> Muhtarlardan, sosyal hizmet uzmanlarına, okula kadar bir ağ oluşturulmalıdır,<br />
<strong>b.</strong> Çocukların durumları okulda gözlenmeli<br />
<strong>c.</strong> Sosyal hizmetler kurumu çalışanları ile okul rehber öğretmenleri arasında düzenli  bilgi akışının sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>11.</strong> Mülteci çocukların yurtlara yerleştirilmesi çeşitli sorunlara sebep olmaktadır. Öte yandan yabancılar şubelerinde sosyal hizmet uzmanı her zaman bulunmamaktadır (Örn. Kumkapı  yabancılar şubesi misafirhanesi).  Yurda yerleştirilen mülteci çocuklar ile aileleri arasında iletişim sağlayacak bir sosyal hizmet uzmanının görevlendirilmesi uygun olacaktır.</p>
<p><strong> III.ENGELLER<br />
</strong><br />
<strong>1.</strong> Kurumların işbirliği ve eşgüdümlü çalışmasının önündeki bürokratik engeller<br />
<strong>2.</strong> Toplum sosyal hizmetlerinin bilinmiyor olması<br />
<strong>3.</strong> Sosyal hizmetler kuruluşlarının her yerde bulunmaması<br />
<strong>4.</strong> Önleyici hizmetlerin yaygınlaşmamış ve yerelleştirilmemiş olması</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/sosyal-hizmetlerde-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADALET HİZMETLERİNDE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/adalet-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/adalet-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[I. OLANAKLAR
1. Çocuklar adalet sistemi içerisinde pek çok farklı biçimde görülmektedir. Bu durumların her biri aslında ihmal ve istismar riskinin fark edilmesi ve önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması bakımından önemli bir olanaktır. Adalet sistemi içerisine çocuklar;
• bazen bir boşanma sürecindeki ailenin çocuğu olarak, ya da kaçırılmış, buluntu veya kayıp bir çocuk olarak adalet sistemi içerisine girerler
• bazen sistemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I. OLANAKLAR</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Çocuklar adalet sistemi içerisinde pek çok farklı biçimde görülmektedir. Bu durumların her biri aslında ihmal ve istismar riskinin fark edilmesi ve önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması bakımından önemli bir olanaktır. Adalet sistemi içerisine çocuklar;</p>
<p>• bazen bir boşanma sürecindeki ailenin çocuğu olarak, ya da kaçırılmış, buluntu veya kayıp bir çocuk olarak adalet sistemi içerisine girerler</p>
<p>• bazen sistemi içerisinde bir suçun veya bir başka anlaşmazlığın tanığı olarak bulunurlar,</p>
<p>• bazen sığınmacı / mülteci, vatansız, insan ticareti mağduru veya ihmal veya istismar eylemleri başta olmak üzere çeşitli suçların mağduru olarak, çalıştırılan bir çocuk olarak yargılamanın tarafı olurlar,</p>
<p>• bazen bir suça sürüklenmiş veya korunma ihtiyacı içerisinde olma iddiası ile ya da töre / namus cinayetlerinde fail, tanık veya mağdur oldukları için yargılamada taraf olarak yer alırlar</p>
<p>• bazen hakkında sosyal inceleme yapılan bir başka çocuğun yanında, yakınında olduğu için rapor hazırlığı sırasında risk altında olduğu fark edilirler;</p>
<p>• bazen adalet sistemi içerisinde yer alan bir yetişkinin çocuğu olarak; örneğin tutuklu veya hükümlü ya da denetimli serbestliğe tabi bir yetişkinin ya da madde bağımlılığı olan veya uyuşturucu ticareti ile uğraşan bir kimsenin çocuğu olarak adalet sistemi içerisinde fark edilmeyi beklerler.</p>
<p>• bazen ise, yetişkin mahkemelerinde süren davalarda taraf olan ve bir risk altında olduğuna dair göstergeler (örn. Aile içi şiddet suçlarına ilişkin davalar, şiddete maruz kalmış ebeveynlere ilişkin davalar gibi) bulunan yetişkinlerin çocukları olarak fark edilmeyi beklerler.</p>
<p><strong>2.</strong> Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilmiş olması<br />
<strong>3.</strong> Çocuğun üstün yararına inanç bulunması<br />
<strong>4.</strong> Çocuk Koruma Kanunu’nun bulunması<br />
<strong>5.</strong> İnsan kaynağı (Hakimler, Savcılar, meslek elemanları)<br />
<strong>6.</strong> Emniyet Çocuk Şube Müdürlüğü, Jandarma Çocuk Koruma Merkezi gibi birimlerin kurulmuş olması<br />
<strong>7.</strong> Basın, yayın organlarının bu konuya ilgi göstermeleri<br />
<strong>8.</strong> SHÇEK<br />
<strong>9.</strong> STK, BARO gibi konu ile ilgili kuruluşların bulunması<br />
<strong>10.</strong> Bilimsel kaynaklar, araştırmalar bakımından destek verecek, aynı zamanda da hastaneleri vasıtasıyla tedavi hizmetleri sunan Üniversitelerin olması<br />
<strong>11.</strong> Yerel yönetimlerin meslek edindirme kursları, sığınma evlerinin bulunması<br />
<strong>12.</strong> Ceza Muhakemesi Kanunu ile mağdurların duruşmalarda dinlenmeleri sırasında yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurma, ayrı yerde dinleme kuralının getirilmiş olması (Video kaydı ile ifade alma, kapalı sistem video kaydı ile duruşma dışı vb.)<br />
<strong>13.</strong> Çocuk Koruma Kanununda tedbirlerin uygulanmasına yönelik koordinasyona ilişkinin düzenlemesi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna başvuru ve derhal teslim almayı öngören düzenlemesi ile çocukların acil koruma altına alınmasını öngören hükümlerin yer alması.</p>
<p><strong>III. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>Ancak bütün bu olanakların adalet sistemini çocukların ihmal ve istismardan korunmasında etkili bir rol oynayacak biçimde çalışır hale getirmesi için  atılması gereken pek çok adım bulunmaktadır:</p>
<p>Tabi bu arada bir de adalet mekanizmasının işleyişi, ihmal ve istismara sebebiyet veriyor olabilir, bunları da tespit edebilmemiz gerekir. Örneğin uzun süren yargılamalar, istismar mağduru çocuğun defalarca ifade vermesi gibi adalet sisteminin işleyişinden kaynaklanan ikincil mağduriyetlerin önlenmesi de bizim çalışma konularımız içinde yer almalıdır.</p>
<p><strong>1. Yeni bir anlayış geliştirilmeli ve bir mekanizma oluşturulmalıdır</strong></p>
<p><strong>a.</strong> Mağdur bir çocuğun başvurabileceği ve adalet mekanizmasını harekete geçirme öncesinde ve buna yönelik olarak yardım alabileceği çocuk koruma merkezleri oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>b.</strong> Çocuk koruma sistemi çalışanları ile (öğretmen, doktor, ebe, sosyal çalışmacı vd.) çocuk adalet sistemi çalışanları (polis, hakim, savcı, sosyal çalışma görevlisi, avukat vd.) arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurulmasını sağlayacak bir mekanizma oluşturulmalı ve bu mekanizmanın unsurları açıkça tarif edilerek tüm çalışanlar tarafından bilinmesi sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>c.</strong> Mağdur çocuklara özgü bir yargılama usulü olmalı ve bu yönde yasa değişikliği yapılmalıdır</p>
<p><strong>d.</strong> Yargı karar verene kadar çocukların kalabilecekleri kurumlar kurulmalıdır (tutukevlerine alternatif kurumlar)</p>
<p><strong>e.</strong> Halen var olan istatistikler, çocuklarla ilgili yaş düzenlemeleri ve çocuk adalet sisteminin özellikleri dikkate alınarak yapılandırılmalı,</p>
<p><strong>f.</strong> Niceliksel veri kadar niteliksel veri toplama va analizi çalışmaları yapılmalı, risklerle ilgili alanlarda bilgi toplama, ve değerlendirmekten sorumlu bir birim oluşturulmalı, niteliksel verilerin güncel değerlendirmesi sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>g.</strong> Adalet Bakanlığında çocuklara özgü ayrı genel müdürlük olmalı</p>
<p><strong>h.</strong> Adliyeler içerisinde SHÇEK’e bağlı çalışan bir birim olmalı ve çocukla ilgili koruyucu hizmetler onun eli ile yürütülmeli</p>
<p><strong>i.</strong> Anne, babaya verilecek yükümlülüklerin arttırılmasını sağlayacak yasal düzenleme yapılmalı</p>
<p><strong>j.</strong> Rıza ile cinsel ilişki suçu ve şikayet usulü değişmeli</p>
<p><strong>2. Personel eksiklikleri giderilmelidir :</strong></p>
<p><strong>a.</strong> Sistemdeki tüm personelin riskleri tanıma ve yönlendirme konusunda uzmanlaşması için mesleğe kabul ve meslek içi eğitimler düzenli hale gelmelidir.</p>
<p><strong>b.</strong> Adalet sistemi içerisinde görev yapacak meslek elemanlarının (hakim, savcı sosyal çalışma görevlisi, polis, avukat) branşlaşması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>c.</strong> Adalet sistemi içerisinde görev yapacak sosyal çalışma görevlilerinin yeterli sayıda ve uzmanlıkta olması sağlanmalıdır. (Bunun için sosyal çalışmacı yetiştiren bölümlerin arttırılması için yüksek öğrenim programları gözden geçirilmelidir.)</p>
<p><strong>d.</strong> Çocuğun yanında bulunacak uzmanın kovuşturma evresinde katkısı arttırılmalı, bunun için rol ve sorumlulukları açıkça tanımlanmalı ve bu rol ve sorumluluğu yerine getirecek mesleki donanıma sahip olmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>e.</strong> Personel eğitimi mülteci sığınmacı çocuklar gibi özel durumları olanlarla ilgili  bilgilendirmeyi de içermelidir</p>
<p><strong>3. Alt yapı eksiklikleri giderilmelidir</strong></p>
<p><strong>a.</strong> Çocuk mahkemeleri yaygınlaştırılmalıdır.</p>
<p><strong>b.</strong> Mekansal problemler çözülmelidir (Örn. Adliyelerde görüşme odaları, kapalı devre kayıt sistemli duruşma odaları, video kayıt sistemi,sosyal inceleme için araç temini vb. alt yapı eksiklikleri giderilmelidir.)</p>
<p><strong>c.</strong> SHÇEK’ in güçlendirilmesi ve tarif edilen yeni mekanizmaya uygun faaliyet gösterecek biçimde  revize edilmesi sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>d.</strong> Risk altında ki çocuklarla ilgili olarak adalet sistemi ile SHÇEK arasında anlık bilgi akışının yapılabileceği bir ağ oluşturulmalıdır</p>
<p><strong>e.</strong> Denetim / İzleme mekanizmasının etkili biçimde işlemesi için gerekli araç – gereç sağlanmalı ve bu birimler ile adalet mekanizması çalışanları arasındaki ilişki güçlendirilmelidir.</p>
<p><strong>f.</strong> Sığınmacılar, mülteciler için bir kurum belirlenmesi ve eğitim vb. faaliyetlerin verilmesi sağlamalıdır</p>
<p><strong>g.</strong> Hizmetlerin sunumunda sivil toplum örgütleri ile iş birliği yapılması ve adli sisteme sivil toplum örgütlerinin listelerinin ulaşması sağlanmalıdır</p>
<p><strong>h.</strong> Kurumlar oluşturulurken damgalayıcı isimlerden kaçınılmalı</p>
<p><strong>i.</strong> Özellikle mülteci ve sığınmacı çocukların dil bilmemesi ve yeterli dil bilen tercümandan yararlanamaması sebebiyle doğan hak kayıplarının önlenmesi için yabancı dil çeşitliliğini içerecek biçimde tercüman havuzu oluşturulmalı, dilsiz ve sağır çocuklarla iletişim kurulabilmesi için bu konuda uzman kişilerin adli sistemde bulunması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>j.</strong> Sosyal inceleme raporlarının hazırlanması, yargılama süreci ve tedbir kararlarının ilgili kurumlara gönderilmesi süreci yeniden düzenlenmeli, yazışma sürecini hızlandırıcı yada yazışma sürecinin ortadan kaldırılmasını sağlayıcı çalışma yapılmalıdır.</p>
<p><strong>4. Koordinasyon ve İşbirliği Sağlanmalıdır</strong></p>
<p><strong>a.</strong> Çocuk korumada sorumluluğu olan kurumların (MEB, Sağlık Bakanlığı, SHÇEK, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı vb.) birlikte planlama yapması sağlanmalıdır</p>
<p><strong>b.</strong> Tedbir kurumları ve hizmetleri il ve ilçe bazında çok kurumlu planlamaya tabi olmalıdır</p>
<p><strong>c.</strong> Aile mahkemeleri, çocuk mahkemelerinin işbirliği yapması ve görev alanında açık bırakmayacak şekilde bütünleşme sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>5. Bu Sistem İçerisinde Görev Yapan Meslek Elemanlarının Sorumluluğu Aşağıdakileri İçerecek Biçimde Açıkça Tarif Edilmelidir</strong></p>
<p><strong>a.</strong> Özenli davranma / Dikkatli ve ısrarcı olma<br />
<strong>b.</strong> Riskleri tanıma, kaynaklar hakkında bilgi sahibi olma ve bu kaynakları doğru kullanabilme<br />
<strong>c.</strong> Çocukların damgalanmaması( potansiyel suçlu olarak değerlendirilmemeli) / Gizlilik<br />
<strong>d.</strong> Bildirim yükümlülüğünü yerine getirme<br />
<strong>e.</strong> Çocukların statüleri / sonuçlar hakkında bilgili olma<br />
<strong>f.</strong> Çocuklarla ilgili tüm görüşme tekniklerinin biliniyor olması, spesifik konularda uzmanlaşma<br />
<strong>g.</strong> İhtiyaç yönelik uzmanlaşma<br />
<strong>h.</strong> Hızlı olabilmek / İnisiyatif kullanabilmek.<br />
<strong>i.</strong> Uzman raporlarında önemli alanların belirginleştirilmesi<br />
<strong>j.</strong> Meslek elemanlarının her yönden güvence altına alınması<br />
<strong>k.</strong> Çocuklarla ilgili çalışanlara destek olunması, çalışma alanının özendirilmesi<br />
<strong>l.</strong> Özlük hakları güçlenmeli(ücret, kariyer planlaması)<br />
<strong>m.</strong> Düzenli bilgilenme<br />
<strong>n.</strong> Ortak çalışma yapan kuruluşların birbirlerinin yetki ve sorumluluk alanını, ortak çalışılan konularda ki kurumsal düzeninin çok iyi bilinmesi<br />
<strong>o.</strong> Tüm soruşturma ve kovuşturma aşama ve işlemlerinde çocuğun kişilik ve onuruna saygılı tutum</p>
<p><strong>IV. Engeller</strong></p>
<p>Adalet sisteminin çocuğun ihmal ve istismarına yönelik riskleri erken farkedecek ve bunları önleyecek biçimde çalışan bir mekanizma olması için yapılması gerekenleri gerçekleştirebilmek için aşağıdaki engelleri aşmak gerekmektedir:</p>
<p><strong>1.</strong> Kaynak kullanımında çocuklara öncelik verme iradesinin olmaması<br />
<strong>2.</strong> Çalışanlarda görülen tükenmişlik sendromu<br />
<strong>3.</strong> Değişime direnç olması<br />
<strong>4.</strong> Önyargının olması<br />
<strong>5.</strong> Çocuk haklarının çok yeni bir konu olması nedeni ile tam anlamı ile bilgi sahibi olunmaması<br />
<strong>6.</strong> Bazı alanlarda ki yetki sınırlılıkları<br />
<strong>7.</strong> Teknik alt yapının yeterli olmaması<br />
<strong>8.</strong> Mekansal eksiklikler<br />
<strong>9.</strong> Yeterli bütçe ve kaynak ayrılamaması<br />
<strong>10.</strong> Çocukların problemlerini dile getiremiyor olması / talep edememesi<br />
<strong>11.</strong> Çocukların kararlara katılımının olmaması<br />
<strong>12.</strong> Çocukların haklarını bilmiyor olması<br />
<strong>13.</strong> Çocukların yaşadıklarının tam olarak farkında olmaması<br />
<strong>14.</strong> Başvurabilecekleri yerleri bilmiyor olması<br />
<strong>15.</strong> İhbar edebilecek konumda olan kişilerin kendini güvende hissetmemesi<br />
<strong>16.</strong> Bana necilik, bireysellik<br />
<strong>17.</strong> Sisteme güvensizlik<br />
<strong>18.</strong> İş yükü fazlalığı<br />
<strong>19.</strong> Prosedür ve yükümlülüklerin açık ve net olarak topluma tarif edilmemiş olması<br />
<strong>20.</strong> Vatandaşlık bilinci ve toplumsal bilinç eksikliği<br />
<strong>21.</strong> Suça sürüklenen çocuklarla ilgilenen STK’ ların sayısal yetersizliği<br />
<strong>22.</strong> Toplumsal duyarlılık eksikliği<br />
<strong>23.</strong> Sistemde ki unsurların birbirlerine güvensizliği<br />
<strong>24.</strong> Çocuğu hak sahibi olarak gören, herkesce bilinen üstünde mutabakata varılan çocuk politikasının olmaması</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/adalet-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEDYANIN ROLÜ VE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/medyanin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/medyanin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[I. OLANAKLAR
Medya, çocuklara yönelik risklerin fark edilmesinde yararlanılabilecek önemli bir iletişim aracıdır. Çocuklara yönelik riskler haber konusu olabilir veya bazı haberler çocuklara yönelik riskleri ortaya çıkartıcı nitelikte olabilir. Aynı zamanda “çocuk gerçeğini” dikkate alan bir bakış açısına sahip olduğu takdirde izleyicinin/okuyucunun çocuklara yönelik risk faktörlerini doğru algılamasını sağlama özelliği de bulunmaktadır. Bunun için sahip olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I. OLANAKLAR</strong></p>
<p>Medya, çocuklara yönelik risklerin fark edilmesinde yararlanılabilecek önemli bir iletişim aracıdır. Çocuklara yönelik riskler haber konusu olabilir veya bazı haberler çocuklara yönelik riskleri ortaya çıkartıcı nitelikte olabilir. Aynı zamanda “çocuk gerçeğini” dikkate alan bir bakış açısına sahip olduğu takdirde izleyicinin/okuyucunun çocuklara yönelik risk faktörlerini doğru algılamasını sağlama özelliği de bulunmaktadır. Bunun için sahip olduğu olanaklar şunlardır:<br />
<strong>1.</strong> Haber dili<br />
<strong>2.</strong> Haber yöntemi<br />
<strong>3.</strong> Programlar<br />
<strong>4.</strong> Son zamanlarda, bazı yazılı medya organlarında çocuk ile ilgili sosyal sorun ve olumsuz haberlerin aynı sayfada toplu olarak verilmesi, bu konuyla ilgili bir bilinç gelişimi örneği olarak ele alınabilir.<br />
<strong>5.</strong> Medya tek başına eğitim aracı olmamakla birlikte; toplumsal algı ve bilincin yükseltilmesini, etkileşim modelleri oluşturulmasını, yanlış yargıların ve ön yargıların kırılmasını sağlama potansiyeline sahiptir.</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER<br />
</strong><br />
Haber dili ve haberin veriliş biçimi, okur ya da, toplum tarafından sorunun anlaşılmasına veya çözümlenmesine aracı olmadığı gibi sorunun tüketilmesine dönük; öfke boşaltacak veya öfke yaratacak biçimdedir. Aynı zamanda medya araçlarının algısı homojen olmayan bir hedef kitlesi olduğu ve bu araçları kullananlar haber dilini bu durumu göz önüne alarak oluşturmadığı için, haber farklı alt gruplarda algı bozukluğuna uğrayabiliyor veya başlangıçta haberin verilmesinde var olan amaç hedefine ulaşmıyor. Bu nedenle medyanın sahip olduğu olanağı çocuklara yönelik riskleri erken fark etmek ve bertaraf etmeye odaklı çalışan bir mekanizmanın parçası olarak kullanabilmesi için yapılması gerekenlere dair öneriler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p><strong>1.</strong> Haber, magazin, spor vb. programlarda dil estetik açıdan (Türkçe’nin doğru kullanılması ve düşünsel bilgi içermesi açısından), çocuğun gelişimini dilsel, sosyal ve ruhsal açıdan, olumlu yönde etkileyecek şekilde kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>2.</strong> Çocukların, haberin içerisinde haberin öznesiymiş gibi gösterilmek istenirken aslında nesneleştirilmekte olduğuna dikkat edilmeli ve bu engellenmelidir.</p>
<p><strong>3.</strong> Çocukların kavramsal olarak ötekileştirilmesine neden olan damgalayıcı, dışlayıcı yayın yapılmamalıdır.</p>
<p><strong>4.</strong> Korunmasız veya savunmasız durumda olan çocuklar için medyada tinerci çocuk, sokak çocuğu, suçlu çocuk gibi tanımlar kullanılmamasına ve bu suretle damgalanmalarına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>5.</strong> Medya çalışanları, hem internette hem de televizyonda çeşitli programlarda; bir çocuğun başından geçenleri ayrıntılı olarak yer vermenin, öykünmeye ya da bu bilgilerin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılmasına ya da çocuğun iradesi dışında bunların film senaryosu vb. yöntemlerle görselleştirilmesine neden olabileceğini dikkate almalı ve bu bilgileri yayınlamamaya özen göstermelidir.</p>
<p><strong>6.</strong> Medyada ürün reklamları kadar etkili olan konusal reklamlar içinde, sosyal sorunları ele alan bir reklam türü olarak sosyal reklamlar, çocukla ilgili istismarları önleme açısından önemli bir işleve sahiptir. Bu nedenle SOSYAL REKLAM denen iletişim türünün bu alanda kullanılması gerekir.</p>
<p><strong>7.</strong> Özellikle TV kanallarından sunulan bazı &#8220;aile programları&#8221;, aile sorunlarını çözme rolünü üstlenmektedirler. Bu rol, programı hazırlayanların kendilerine biçtikleri yetki ile sorunu orada ve özüne ulaşmadan sonuçlandırma üzerine<br />
biçimlendirilmiştir. Bu tür sorunlarda medyanın üstlenmesi gereken rol sorunu çözmek değil; görünebilir ve tartışılabilir hale getirmek olmalıdır.</p>
<p><strong>8.</strong> Reklam, magazin, açıkoturum, dizi film, eğlence, spor ve çocuk programlarında, çocukların kendilerini özdeşleşebilecekleri ve olumsuz rol modelleri olmamalıdır.</p>
<p><strong>9.</strong> Medyanın çocukla ilgili bilgileri yayınlarken gerekli duyarlılığı göstermemesi; çocuğu, sadece haber olgusu olarak nitelendirmesi, bu haberlerdeki sosyal sorumluluğunu görmemesi çocukları risk altına itmektedir. Haberler dahil olmak üzere bütün programlarda risk altında ve mağdur konumundaki çocukların çevrelerince tanınmalarını önleyici biçimde yayın yapılması, çok önemli bir risk önleyici faktördür.</p>
<p><strong>10.</strong> Medya kamuoyu ve toplum kültürünü biçimlemede, tartışılmaz bir etkiye sahip olduğundan, medya çalışanlarının çocuklara yönelik risklerin bilincinde ve duyarlı olmaları önemlidir. Çocuklara yönelik risk alanlarına ilişkin haberlerin veriliş biçiminin ayrı bir istismara dönüşmemesi sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>11.</strong> Mevcut yapı çocuk odaklı habercilik anlayışı bakımından analız edilmeli ve ihmal ve istismar önleyici çalışmaların, medya ile uzun ve kısa vadede nasıl yönlendirilebileceği araştırılmalıdır.</p>
<p><strong>III. ENGELLER</strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Çocuğa pardon olmaz!!!&#8221;</em></strong></p>
<p>Özür dilenmesi veya yapılan hatanın düzeltilmeye çalışılması, bu hataya maruz kalan çocuk üzerindeki olumsuz etkiyi silmek için yeterli olmamaktadır. Bu nedenle medyada çocuklara yönelik programlar yapılırken, onların gereksinimlerinin gözönünde bulundurulmasının yanında, çocuk ihmal ve istismarını önlemede medyanın rolünün önemine uygun biçimde hareket etmesi beklenir. Bu beklentinin yerine getirilmesi önündeki engellerden bazıları şunlardır:</p>
<p><strong>1.</strong> <strong>&#8220;Çocuk gerçeği&#8221;</strong> nin yeterince ve gerektiği gibi dikkate alınmaması,</p>
<p><strong>2.</strong> Çocukla ilgili konularda bilgi eksikliği ve bu konuların uygun duyarlılıkta ele alınması konusunda bilinç eksikliği.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/medyanin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KANUN KOYUCULAR VE KARAR ALICILARIN ROLÜ VE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/kanun-koyucular-ve-karar-alicilarin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/kanun-koyucular-ve-karar-alicilarin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[I. OLANAKLAR
Kanun koyucuların ve Bakanlıklar gibi karar alma mekanizmasında bulunanların halihazırda çocuklarla ilgili bilgi edinmeye yönelik pek çok olanağı bulunmaktadır.
1. Araştırma komisyonları / İllerde incelemeler
2. Merkezi ve il düzeyinde koordinasyonlar
3. İdarenin aile içi şiddet, töre konusunda olduğu gibi özel durumlar için kurullar, komisyonlar, çalışma grupları oluşturması
4. TBMM STK çalışma grupları
5. Merkez teşkilatlarının illere görüş sorması
6. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I. OLANAKLAR</strong></p>
<p>Kanun koyucuların ve Bakanlıklar gibi karar alma mekanizmasında bulunanların halihazırda çocuklarla ilgili bilgi edinmeye yönelik pek çok olanağı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>1.</strong> Araştırma komisyonları / İllerde incelemeler<br />
<strong>2.</strong> Merkezi ve il düzeyinde koordinasyonlar<br />
<strong>3.</strong> İdarenin aile içi şiddet, töre konusunda olduğu gibi özel durumlar için kurullar, komisyonlar, çalışma grupları oluşturması<br />
<strong>4.</strong> TBMM STK çalışma grupları<br />
<strong>5.</strong> Merkez teşkilatlarının illere görüş sorması<br />
<strong>6.</strong> TBMM soru önergesi verme<br />
<strong>7.</strong> Basın yoluyla haberdar olma<br />
<strong>8.</strong> Kuruluşlarda idare üzerinde baskı yaratacak düzeyde problemlerin yaşanması</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>Kanunların kabulü ve genel yönetimden sorumlu yasama organındaki temsilciler ve yürütme organındaki yöneticiler bakımından çocuklara yönelik riskleri erken fark etme ve önleyici tedbirleri alma konusunda yukarıda yer alan olanaklar bulunmaklar birlikte, bunlar henüz etkili bir önleme mekanizması biçiminde çalışmamaktadır. Etkili bir mekanizma için bu olanakları desteklemek üzere yapılması gerekenler aşağıda yer almaktadır:</p>
<p><strong>1.</strong> İstatistikleri ve bütün verileri değerlendirmek ve çözüm / politika üretmekten sorumlu bir kurum olmalı,</p>
<p><strong>2.</strong> Aile ve çocuktan sorumlu ayrı bir bakanlık olmalı (Devlet Bakanlığı olmamalı),</p>
<p><strong>3.</strong> Bakanlıklar arasında iyi işleyen bir koordinasyon oluşturulmalı,</p>
<p><strong>4.</strong> Veri toplanırken ihtiyaca uygun verilerin toplanabilmesi ve verimli bir biçimde kullanılabilmesine yönelik olarak veri toplama kriterleri yeniden belirlenmeli,</p>
<p><strong>5.</strong> Anket vb. araştırmalar düzenli olarak yapılmalı,</p>
<p><strong>6.</strong> Kurumlar arası bilgi ağı kurulmalı ve bilgi kaydı ve paylaşımına ilişkin esaslar belirlenmeli,</p>
<p><strong>7.</strong> Her kurumun il düzeyinde sorunu yerinde / uygulamacılar ile tespit ederek, merkezi yönetime periyodik raporla iletmekle görevli bir kurulu olmalı,</p>
<p><strong>8.</strong> Her hizmette ve toplu olarak önleme konusunda hedef belirleyerek (kısa/orta ve uzun vadeli), plan yaparak çalışılmalı ve sonuçları izlenerek, sorumlulardan hesap sorulabilmeli,</p>
<p><strong>9.</strong> Ölçme ve denetleme sistemi kurulmalı,</p>
<p><strong>10.</strong> Sosyal hizmetler yerelde en küçük idari birim (muhtarlık) düzeyinde örgütlenmeli ve bilgi toplama bu düzeyden başlamalı,</p>
<p><strong>11.</strong> Görev ve sorumluluklar ile birlikte kurum içinde bilgi akışının nasıl olacağı tarif edilmiş olmalı,</p>
<p><strong>12.</strong> Uygulamada çalışan herkesin görüşünü iletebileceği ve üstleri tarafından dikkate alınacağı bir mekanizma kurulmalı,</p>
<p><strong>13.</strong> Meslekler arasında saygı ve güveni geliştirmeye yönelik çalışma yapılmalı,</p>
<p><strong>14.</strong> STK’lar arası bir koordinasyon birimi kurulmalı ve burada bilgi derlenip, öneriler TBMM komisyonuna iletilmeli,</p>
<p><strong>15.</strong> Meslekte uzmanlaşma, hizmette kararlılık ve istikrar sağlanmalı,</p>
<p><strong>16.</strong> Karar alıcı ve kanun koyucu pozisyonunda bulunanlar aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır<br />
<strong>a.</strong> Kaynak ayrıma yetkisine sahip olanlar nezdinde girişimlerde bulunma<br />
<strong>b.</strong> Kaynak ayırırken çocuklara öncelik verme<br />
<strong>c.</strong> Mevcut kaynaklar ve ihtiyaçlar arasında koordinasyonu sağlama<br />
<strong>d.</strong> Uzun vadeli sonuçları da dikkate alarak politika belirleme<br />
<strong>e.</strong> Risklere karşı duyarlı olma, riskleri belirleme<br />
<strong> f.</strong> Kurumunda risk analizi ve bunlara yönelik planlama yapılmasını sağlama<br />
<strong>g.</strong> Bakanlıklar arasında koordineli çalışmaya istekli olma<br />
<strong>h. </strong>Hizmet sunumunda çocuğun yararı dikkate alınarak bütün hizmetlerin koordineli bir bütün içinde sunulmasını sağlama<br />
<strong>i.</strong> Takipçi ve ısrarcı olma<br />
<strong>j.</strong> İhmal istismarı önleme ile ilgili hedef belirleyip, uygulamayı takip etme<br />
<strong>k.</strong> Çocuklara öncelik veren bakış açısına sahip olma (çocuk kültürü)<br />
<strong> l.</strong> Çocuklar ile ilgili politikaları politika üstü tutma<br />
<strong>m.</strong> Çocukları dinleme ve ciddiye alma<br />
<strong>n.</strong> Hak bazlı ve duyarlı bakış açısına sahip olma</p>
<p><strong>III. ENGELLER</strong></p>
<p>Yukarıda öngörülen sistemin gelişmesi önünde bulunan aşağıdaki engeller sonuca ulaşmak için aşılması gereken alanları göstermektedir:<br />
<strong>1.</strong> Sorunlara vaka bazında çözüm bulma alışkanlığı<br />
<strong>2.</strong> Uygulamacıdan alınan görüşler dikkate alınmaması<br />
<strong>3.</strong> Üste bilgi iletme kanallarının her zaman açık olmaması; genellikle idarecilerin görüşleri bir üste ulaşması, uygulamacıların görüşlerinin ulaşmaması,<br />
<strong>4.</strong> Mali kaynakların yetersiz olması / Mali kaynakların kullanımında çocuğa öncelik verme iradesinin yetersiz olması<br />
<strong>5.</strong> Önleyici bir mekanizma geliştirme konusunda irade eksikliği<br />
<strong>6.</strong> Hizmette ölçme değerlendirmenin olmaması<br />
<strong>7.</strong> Baştan hedef belirleyip, plan yaparak çalışma alışkanlığının olmaması<br />
<strong>8.</strong> İllere göre, onların ihtiyaçlarını dikkate alan planlama yapılmaması<br />
<strong>9.</strong> Toplumsal ihtiyaçların önceliklendirilmesinde yetersizlik veya tutum eksikliği<br />
<strong>10.</strong> Toplumdan siyasilere yönelen çocuklarla ilgili konularda talep ve baskının olmaması<br />
<strong>11.</strong> Medyanın bu tür taleplere yeterince yer vermemesi ve desteklememesi<br />
<strong>12.</strong> Taleplerin çocuklar tarafından yapılamaması / Çocuktan gelen talebin ciddiye alınmaması<br />
<strong>13.</strong> Çocuğun birey olarak kabul edilmemesi<br />
<strong>14.</strong> Yabancı ve mülteci çocuklara yönelik bazı hizmetlerde ayrımcılık yapılması<br />
<strong>15.</strong> Mekanizmanın ve sorumlulukların net tarif edilmemesi nedeniyle uygulamada farklılıkların ortaya çıkması<br />
<strong>16.</strong> Herkesimde önleyici hizmetler ve çocuk ihmal ve istismarının önlenmesi konusunda bilgi eksikliği bulunması</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/kanun-koyucular-ve-karar-alicilarin-rolu-ve-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖNLEME MEKANİZMASININ TEMEL ÖĞELERİ</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/onleme-mekanizmasinin-temel-ogeleri/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/onleme-mekanizmasinin-temel-ogeleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:32:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[• Sosyal – ekonomik koşulların iyileştirilmesi (sosyal güvenlik, istihdam, sosyal yardım politikaları, sağlıklı konut olanakları dahil asgari yaşam standardının sağlanması, sosyal koruma ağının oluşturulması vb.),
• Sorun ortaya çıkmadan önce müdahale eden ve nüfus dengesini dikkate alan ve bütün nüfusa ulaşacak biçimde yapılandırılmış sosyal hizmetler,
• Hamilelikten başlayan ve çocuğun tüm gelişim aşamalarına eşlik eden aileye ve çocuğa yönelik destek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>• Sosyal – ekonomik koşulların iyileştirilmesi (sosyal güvenlik, istihdam, sosyal yardım politikaları, sağlıklı konut olanakları dahil asgari yaşam standardının sağlanması, sosyal koruma ağının oluşturulması vb.),</p>
<p>• Sorun ortaya çıkmadan önce müdahale eden ve nüfus dengesini dikkate alan ve bütün nüfusa ulaşacak biçimde yapılandırılmış sosyal hizmetler,</p>
<p>• Hamilelikten başlayan ve çocuğun tüm gelişim aşamalarına eşlik eden aileye ve çocuğa yönelik destek ve bakım hizmetlerinin bulunması,</p>
<p>• İhtiyacı saptamaya yönelik araştırma yapan – ihtiyacı analiz eden bir sistem,</p>
<p>• Sistem içinde sorumluluğu ve rolü bulunan kurumların görev ve sorumluluk tanımlarının net biçimde yapılmış olması,</p>
<p>• Öğretmenler, sağlık elemanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, avukatlar gibi meslek elemanlarının ailenin sıkıntıya düşmekte olduğunu ya da çocuğun risk altına bulunduğunu fark edebilmelerini sağlayacak ve bunu fark ettiklerinde harekete geçirecekleri sosyal hizmetler birimi ile yakın ilişki içinde çalışacakları bir mekanizmanın kurulmuş olması,</p>
<p>• Yeterli sayıda ve nitelikte varolabilecekleri riskleri fark edebilen ve müdahale edebilen görevliler (sosyal hizmet uzmanı, hakim, savcı, avukat, polis, öğretmen, doktor, psikolog, sosyolog, danışman, muhtar, imam vb.),</p>
<p>• Yeterli bütçe ve kaynak ayrılmış olması,</p>
<p>• Yerleşik toplumsal alışkanlıkları değiştirmeyi de içerecek biçimde ve eğitim sistemini, medyayı da kapsayacak nitelikte şiddet kültürü ile mücadele için belirlenmiş stratejilerin bulunması</p>
<p>• Genel olarak sosyal refah hizmetleri yanında aşağıdaki hizmetlerin kullanılabilir hale getirilmiş olması:<br />
• Telefon hattı ( acil başvuru ve danışmalar için)<br />
• 24 saat hizmet sunacak kriz merkezleri<br />
• Çocuk koruma merkezleri ve danışma merkezleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/onleme-mekanizmasinin-temel-ogeleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EĞİTİM HİZMETLERİNDE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/egitim-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/egitim-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:32:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[ I. OLANAKLAR
Eğitim sisteminde halihazırda olan tüm öğeler çocukları ihmal ve istismardan korumak için kullanılabilir. Bu öğeler şunlardır:
1. İdare
2. Öğretmenler,
3. Psikolojik danışman ve rehberler
4. Öğretmen &#8211; PDR işbirlikleri,
5. Okul aile birlikleri,
6. e-kayıt sistemi
II. YAPILMASI GEREKENLER
1. Mevcut olanakların daha etkili kullanılmasını sağlamak için yapılması gerekenler
Olanaklar kısmında sayılan eğitim sisteminin öğeleri, sistem çocukları ihmal ve istismardan koruma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> I. OLANAKLAR</strong></p>
<p>Eğitim sisteminde halihazırda olan tüm öğeler çocukları ihmal ve istismardan korumak için kullanılabilir. Bu öğeler şunlardır:<br />
<strong>1.</strong> İdare<br />
<strong>2.</strong> Öğretmenler,<br />
<strong>3.</strong> Psikolojik danışman ve rehberler<br />
<strong>4.</strong> Öğretmen &#8211; PDR işbirlikleri,<br />
<strong>5.</strong> Okul aile birlikleri,<br />
<strong>6.</strong> e-kayıt sistemi</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p><strong>1. Mevcut olanakların daha etkili kullanılmasını sağlamak için yapılması gerekenler</strong></p>
<p>Olanaklar kısmında sayılan eğitim sisteminin öğeleri, sistem çocukları ihmal ve istismardan koruma yaklaşımı içinde yapılanmadığı için, bu konuda etkili olamamaktadırlar. Eğitim sisteminin çocuğa yönelik riskleri erken fark eden ve önleyebilen niteliğe sahip olabilmesi için sunulan hizmete bu boyutun eklenmesi gerekmektedir. Aşağıda bu amaçla yapılması gerekenler yer almaktadır.</p>
<p><strong>Milli Eğitim Bakanlığı:<br />
a.</strong> Bakanlık sadece eğitim/öğretimden sorumlu değil, çocukları ihmal ve istismardan korumak ile de yükümlüdür.<br />
<strong>b.</strong> Müfredatta ve eğitim materyallerinde değişiklikler yapılmalı; cinsel ve benzeri ayrımcılık içeren içerikler değiştirilmeli, barış eğitimi, etik gibi konular yaşlara uygun şekilde müfredata alınmalıdır.<br />
<strong>c.</strong> Sisteme dair geliştirilecek ve uygulanacak reformlar öğretmenleri destekleyecek şekilde düşünülmelidir.</p>
<p><strong>Okul İdareleri:</strong><br />
<strong>a.</strong> Öncelikle çocukları ihmal ve istismardan korumayı ilke edinmiş bir idari yapı gelişmelidir. Bu konuda gerekli eğitimlere tüm çalışanların katılması sağlamalıdır.<br />
<strong>b.</strong> Bir risk durumu ortaya çıktığında bunu fark eden öğretmen/PDR uzmanı ya da personelin ivedi olarak “önerilen yapıya”  başvurması kolaylaştırmalı, bürokratik engeller ya da okulun itibarına yönelik kaygılar ortadan kaldırılmalıdır.<br />
<strong>c.</strong> Okulun her türlü uygulamasında varolan ayrımcılıklar ortadan kaldırılmalıdır.<br />
<strong>d.</strong> Öğrencilerden katkı payı alınmamalıdır.<br />
<strong>e.</strong> Okulun kendi içinde varolabilecek ihmal ve istismar durumlarına fark etmeye ve bunları bertaraf etmeye yönelik olarak etkili bir tutum sergilenmelidir. Böyle durumlar baş gösterdiğinde sağlıklı çözümlerle yaklaşılmalıdır.</p>
<p><strong>Öğretmenler:</strong><br />
<strong>a.</strong> Öğretmenlere, öğrenci ve ailelerinden envanter ya da aile görüşmeleri çerçevesinde aldıkları bilgilere risk durumlarını araştıran tarzda yaklaşmalarını sağlayıcı bir donanım verilmelidir. Çocukları ihmal ve istismardan korumaya yönelik eğitimlerle desteklenmeliler.<br />
<strong>b.</strong> Öğretmen-PDR uzmanı işbirliği daha da güçlendirilmeli ve etkinliği arttırılmalıdır.<br />
<strong>c.</strong> Risk durumları ortaya çıktığında öğretmenlerin ne yapabilecekleri, aile ve öğrenciyi kimlere yönlendirebilecekleri önceden açık ve net olarak bilinmelidir.</p>
<p><strong>PDR:</strong><br />
<strong>a.</strong> Sayıları arttırılmalıdır.<br />
<strong>b.</strong> Çocukları ihmal ve istismardan korumak üzere daha etkin bir durumda çalışabilmeleri için özellikle bu konuda idare ve öğretmenlerle işbirlikleri arttırılarak çalışmaları desteklenmelidir.<br />
<strong>c.</strong> Çocukları ihmal ve istismardan korumak için gerekli yetkinlik sağlayan eğitimlerle desteklenmelidirler.<br />
<strong>d.</strong> Aileleri yönlendirebilecekleri kurumlarla işbirlikleri (Toplum merkezleri gibi) arttırılmalıdır.</p>
<p><strong>Okul &#8211; RAM işbirliği:</strong><br />
<strong>a.</strong> Çocukların RAM’a yönlendirilmesi okul müdür tarafından değil, aile – çocuk – rehber öğretmen işbirliği ile gerçekleştirilmelidir.<br />
<strong>b.</strong> RAM’a yönlendirilen çocuğun okulun sorunu gibi gösterilmemesini sağlayacak bir sistem oluşturulmalıdır.<br />
<strong>c.</strong> PDR uzmanları okul müdürlerine değil, RAM’lara idari olarak bağlı çalışmalıdır.</p>
<p><strong>Okul aile birlikleri:<br />
a.</strong> Okul aile birlikleri, okullarında özellikle ihmal ve istismara yönelik durumları takip eden, bu açıdan denetleyici bir rol alabilirler. Okul içinde yaşanan ihmal ve istismarları izleyebilecek ek bir yapı görevi görebilirler.</p>
<p><strong>E-kayıt sistemi:</strong><br />
<strong>a.</strong> Özellikle okula devamsızlık yapmaya başlayan çocukların takibinde daha etkin olarak kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>2. Etkili bir mekanizmanın kurulması için yapılması gerekenler<br />
</strong><br />
Çocuklara yönelik riskleri erken fark eden ve bunları bertaraf etmeye yönelik olarak çalışan bir yaklaşımın sisteme dönüşmesi için, varolan olanakların güçlendirilmesine yönelik yukarıda yer alan önerilerin yanında henüz hiç bulunmayan ve yapılandırılması gereken bir sisteme dair de yapılması gerekenler bulunmaktadır.</p>
<p><strong>a.</strong> Yerel düzeyde hizmet sunan, izlemeden sorumlu birimlerin oluşturulması: Çocuklara yönelik risklerin erken fark edilebilmesi ve bertaraf edilebilmesi için yerelde bir izleme mekanizması kurulması elzemdir. Bu mekanizma;</p>
<p>• Yerelleşmiş olmalı ama merkezi denetimi/standardı bulunmalı<br />
• İhmal/istismar riskini fark etme ve önleme/koruma konusunda birincil sorumluluğa sahip olmalı<br />
• Risk fark edildiğinde bu merkeze bildirilmeli ve bu merkez devreye girmelidir.<br />
• Bu merkez okul/eğitim sistemiyle yakından çalışmalıdır.<br />
• Okullarda sosyal hizmet uzmanları bulundurulmalıdır.</p>
<p><strong>b.</strong> Önerilen işbirlikleri: Aynı zamanda çocukların korunmasından sorumlu kişi ve kurumlar arasında etkili işbirlikleri geliştirilmelidir.</p>
<p><strong>• Okul – yerelleşmiş  sosyal hizmetler:</strong> Okullar ile yerelleşmiş sosyal hizmetler arasındaki işbirlikleri oluşturulması gereken en önemli ilişkilerdendir. Yerel sosyal hizmet birimleri / toplum merkezleri üstünden aileler/çocuklar hakkındaki sağlıklı bilgilerin PDR ve sınıf öğretmenlerine aktarılmasının sağlanması ve sorun olduğunda hem okul hem de sosyal hizmet birimlerinin izlemesi ve hizmet sunması çok önemlidir.</p>
<p><strong>• Okul-SH-Muhtar:</strong> Muhtarlar çocukları koruma ağının bir parçası olmalıdır.</p>
<p><strong>• Okul-SH-Mahalledeki spor klüpleri:</strong> Çeşitli mahallelerde bir çok altyapısı olan spor kulüpleri bulunmaktadır. Bu kulüplerle yapılacak işbirliği çerçevesinde bu klüplerin faaliyetlerinden çocukların yararlanması sağlanabilir. Aynı zamanda çocukların güvenli bilgisayar erişimi için koruma filitreleri iyi çalışan bilgisayar sistemleri belediye tarafından bu klüplere verilebilir. Bu öneri özellikle çocukların zamanlarını internet kafelerinde geçirmelerinden kaynaklanan riskleri bertaraf etmek için çok önemlidir. Aynı zamanda çocuğun antrenör gibi bir yetişkinle geçireceği zaman da iyi modellerin/ilişkilerin varlığı bakımından da çok destekleyici olabilir.</p>
<p><strong>• Okul-SHÇEK-üniversite ilgili bölüm öğrencileri:</strong> Psikoloji, sosyoloji, PDR, okul öncesi eğitim ve öğretim fakülteleri öğrencileri, belli bir eğitim ve gözetmenlik çerçevesinde okullarda sınıf öğretmenlerine ve PDR’ye destek verebilir. Çocuklara yönelik daha fazla koruyucu/önleyici programların sunulmasına destek olabilirler.</p>
<p><strong>• Okul-SH-Baro:</strong> Baronun sunduğu ücretsiz hukuki yardım daha iyi bilinmeli ve tanıtılmalıdır.</p>
<p><strong>• Yaygın eğitim-örgün eğitim ilişkisi:</strong> Birbirini destekleyecek bu sistemlerin<br />
daha koordineli çalışmaları sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>• Okul-atölye-işyerleri denetlenmesi:</strong> Eğitim amaçlı da olsa çocukların çalıştığı yerler düzenli olarak denetlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/egitim-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SAĞLIK HİZMETLERİNDE YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/saglik-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/saglik-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[I. OLANAKLAR
1. Sağlık hizmetlerinin yaygın hizmet ağına sahip olması
2. Sağlık çalışanlarının önleme, tanı / tedavi ve rehabilitasyondan oluşan birincil, ikincil ve üçüncül koruma fazlarının hepsinde rol oynama olanağına sahip bulunmaları
3. Adli Tıp Kurumunun bulunması
4. Üniversite ve enstitülerin varlığı
5. Ana – Çocuk sağlığı birimleri ve sağlık ocaklarının bulunması
II. YAPILMASI GEREKENLER
Sağlık hizmetinin yaygınlığının düzeyine rağmen risk analizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I. OLANAKLAR</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Sağlık hizmetlerinin yaygın hizmet ağına sahip olması<br />
<strong>2.</strong> Sağlık çalışanlarının önleme, tanı / tedavi ve rehabilitasyondan oluşan birincil, ikincil ve üçüncül koruma fazlarının hepsinde rol oynama olanağına sahip bulunmaları<br />
<strong>3.</strong> Adli Tıp Kurumunun bulunması<br />
<strong>4.</strong> Üniversite ve enstitülerin varlığı<br />
<strong>5.</strong> Ana – Çocuk sağlığı birimleri ve sağlık ocaklarının bulunması</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>Sağlık hizmetinin yaygınlığının düzeyine rağmen risk analizi sonucu doğru yönetilen olgu sayısı yok denecek kadar az olması, sağlık sektörünün riskleri erken fark eden ve önleyen bir sistemin parçası olması için yapılması gereken pek çok şey bulunduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>1.</strong> Sağlık personelinin risk belirleme sürecinde yer alması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>2.</strong> Toplumda sağlık sisteminden yararlanamayan önemli bir nüfusun var olduğu ve bu grubun risk altında olduğu dikkate alınarak, bazı kişilerin sistem dışında kalmasına neden olan faktörler tespit edilmeli, bu faktörleri ortadan kaldırarak sağlık hizmetleri herkesin kolaylıkla yararlanabileceği biçimde yapılandırılmalıdır.</p>
<p><strong>3.</strong> Genel Sağlık Sigortasının tüm nüfusun sağlık hizmetlerinden yararlanmasını zorlaştırıcı kuralları değiştirilmelidir.</p>
<p><strong>4.</strong> Öğretmenlerin sağlık hizmetleri ve çalışanları ile koordinasyonu sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>5.</strong> Sağlık hizmeti sunan birimlerin, toplum hizmetleri ile bağlantısı güçlendirilmelidir.</p>
<p><strong>6.</strong> Ana – Çocuk sağlığı merkezleri ve sağlık ocaklarının riskleri erken fark etme ve önleme mekanizmasındaki rolleri açıkça tarif edilmeli ve bu birimlerin personeli bu konuda eğitilmelidir.<br />
<strong><br />
7.</strong> Ruhsal durum muayenesi ve tedavisi yapacak birimler niteliksel ve niceliksel açıdan yeterli hale getirilmelidir.<br />
<strong><br />
8.</strong> Bulaşıcı hastalıklardan korumaya yönelik hizmetlerin risk altındaki bütün çocuklara da ulaşacak biçimde sunulması sağlanmalıdır.</p>
<p><strong>9.</strong> Şiddetle ilgili düzenli bir veri toplama ve takip sistemi oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>10.</strong> Sağlık hizmetlerinde önleme amaçlı toplanan verinin, sosyal hizmetler ile ortak kullanımını sağlayacak bir mekanizma oluşturulmalıdır.</p>
<p><strong>11.</strong> İstismar vakalarında başvurulabilecek, bu alanda uzmanların çalıştığı merkezler oluşturulmalı.</p>
<p><strong>12.</strong> Bu alanda çalışanların eğitimlerinde çocuk koruma konusunda bir müfredat birlikteliği sağlanmalı.</p>
<p><strong>III.ENGELLER</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Verem savaş, sıtma savaş politikaları gibi bir istismar ile mücadele politikasının olmaması<br />
<strong>2.</strong> Kaynak yetersizliği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/saglik-hizmetlerinde-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLENİN ROLÜNÜ YERİNE GETİRMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER</title>
		<link>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/ailenin-rolunu-yerine-getirmesi-icin-yapilmasi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/ailenin-rolunu-yerine-getirmesi-icin-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 16:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onlemeplatformu.org/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[I . OLANAKLAR
Çocuğa yönelik ihmal ve istismarın fark edilmesi ve önlenmesinde ailenin önemli bir rolü bulunmaktadır. Ailenin çocuğu ihmal ve istismardan korumaya yönelik olanakları ve bu olanakların güçlendirilmesi için yapılması gerekenler:
1. Sosyo – ekonomik güçlükler nedeniyle çocuklarını bakıp gözetme sorumluluklarını yerine getiremeyen, onları okula yollayamayan veya aile bütçesine katkıda bulunmaları amacıyla çalıştıran ailelere yönelik olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>I . OLANAKLAR</strong></p>
<p>Çocuğa yönelik ihmal ve istismarın fark edilmesi ve önlenmesinde ailenin önemli bir rolü bulunmaktadır. Ailenin çocuğu ihmal ve istismardan korumaya yönelik olanakları ve bu olanakların güçlendirilmesi için yapılması gerekenler:</p>
<p><strong>1.</strong> Sosyo – ekonomik güçlükler nedeniyle çocuklarını bakıp gözetme sorumluluklarını yerine getiremeyen, onları okula yollayamayan veya aile bütçesine katkıda bulunmaları amacıyla çalıştıran ailelere yönelik olarak ve bu durumun yarattığı riskleri önlenebilme amacını taşıyan  Sosyal Hizmet İl Müdürlükleri, belediyeler, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yapılan maddi yardımlar.<br />
<strong><br />
2.</strong> Bu yardımlarından düzenli olanların, çocuğun aile tarafından iyi bakılıp gözetilmemesi, okula yollanmaması ve çalıştırılması şartına bağlı olması, bu şartlar yerine getirilmediğinde kesilmesi.<br />
<strong><br />
3.</strong> Okullarda görevli psikolojik danışmanlar ve öğretmenlerin bulunması. (Şu an Milli Eğitim sürecinde aile içinde çocuğa yönelik riskleri fark edebilecek bir sistemin olmadığı bir gerçektir. Ancak çocuğun gözlenmesi, takip edilmesi ve aile ile iletişim kurma olanaklarının olması nedeniyle öğretmenler ve özellikle okulda rehber öğretmen görevinde olan psikolojik danışmanlar riskleri erken fark etmede bir olanak olarak görülmektedir.)<br />
<strong><br />
4.</strong> Her ne kadar ailenin talebi ile de olsa bir psikologa ya da psikolojik danışmana, doktora..vb yapılan başvurular.<br />
<strong><br />
5.</strong> Çocuğa yönelik bir şiddetin varlığından haberdar olunan durumlara ilişkin olarak bildirim yükümlülüğünün yasa ile kabul edilmiş olması. (Şiddete uğrayanların şikayet etme ya da konuya vakıf olanın Bildirme yükümlülüğünün bulunması)<br />
<strong>6.</strong> Yasalar nezdinde velayetin hak olmaktan çıkıp sorumluluk olarak görülmeye başlanması,<br />
<strong><br />
7.</strong> Sosyal Hizmetler ve Çocuk esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Aile-Kadın Ve Toplum Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın bulunması, Başbakanlığa bağlı olarak kurulan AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ kapsamında illerde kurulan merkezlerde riski önlemeye dönük çalışmalar yapılması,<br />
<strong><br />
8.</strong> Bazı yerel yönetimlere bağlı olarak okul başarısızlığı, devamsızlık ve davranış sorunları gösteren çocukların belirlenmesi ve takip edilmesi, gerektiğinde ailelerle irtibata geçilmesi amacıyla toplum merkezinin kurulması,<br />
<strong><br />
9.</strong> Zaman zaman anne – baba okullarının ya da evlilik öncesi danışmanlık hizmetlerinin yerel yönetimlerce sağlanması,</p>
<p><strong>10.</strong> Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan anne ve baba destek programlarının uygulamaya başlanması,<br />
<strong>11.</strong> Çıraklık Yaygın eğitim Genel Müdürlüğünün aile eğitim birimi kurması,<br />
<strong>12.</strong> Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi suretiyle ailenin de eğitim ortamına daha erken dahil olması,<br />
<strong>13.</strong> Alo Çocuk Hattının İl Müdürlükleri bünyesinde aktif halde olması,<br />
<strong>14.</strong> Aileyi koruma kanununun çıkması itibariyle aile içi şiddet ve ihmal – istismar konusunda karakollarda yapılan eğitimlerin artması,<br />
<strong>15.</strong> Kız çocukların okutulmasına yönelik kampanyaların artması</p>
<p><strong>II. YAPILMASI GEREKENLER</strong></p>
<p>Çocuklara yönelik riskleri fark etme ve önlemeye yönelik olarak, ailenin çocuğa koruyucu bir ortam sunabilmesi için yapılması gerekenler:</p>
<p><strong>1.</strong> Aileye, içinde bulunduğu sosyo – ekonomik güçlükleri gidermeye yönelik hak temelli ve düzenli hizmetlerin sunulması,</p>
<p><strong>2.</strong> Aile içerisinde çocuğun ayrı bir birey olduğu bilincini oluşturacak çalışmaların düzenli olarak yürütülmesi,<br />
<strong><br />
3.</strong> Çocuk korunmaya muhtaç hale gelmeden, çocuğa yönelik riski önceden fark edebilmek amacıyla aileyi düzenli izleyen birimleri barındıran ve aileye yönelik destekleyici hizmetleri organize eden işlevsel merkezlerin kurulması,</p>
<p><strong>4.</strong> Evlilik öncesi eşler arası iletişimi ve problem çözme becerilerini destekleyici ve anne baba olma, çocuk yetiştirme ile ilgili bilgilendirici çalışmaların yapılmasını sağlayacak danışmanlık hizmetlerinin organize edilmesi ve bu hizmetlerin bütün nüfusa yönelik olarak uygulanması,<br />
<strong><br />
5.</strong> Aile üyelerine yönelik ihmal ve istismar konusunda farkındalık kazanmaları sağlayıcı eğitimler yapılması,<br />
<strong><br />
6.</strong> Sözlü ve yazılı basının anne – baba olma, çocuk yetiştirme gibi konularda aileye yönelik mesajlar içeren çalışmalar yapmaya teşvik edilmesi,<br />
<strong><br />
7.</strong> Gerek devlet tarafından desteklenen, gerekse STK’lar tarafından düzenlenen aileye dönük çalışmaların güçlendirilmesi ve bu konuda daha organize bir yaklaşım izleyerek bu çalışmaları tanıtıcı faaliyetlere kaynak ayrılması, Eğitim süreci içerisinde çocuğu izleme ve takip etme, aileyle iletişim kurabilme olanaklarının güçlendirilmesi ve bu olanakları kullanan öğretmenlere ve okulda görevli psikolojik danışmanlara ihmal ve istismar ile ilgili hizmet içi eğitimlerin düzenli olarak verilmesi,<br />
<strong><br />
8.</strong> Okul ortamı içerisinde, akademik, sosyal ve duygusal yönden problem yaşayan çocukların takip edilmesini, ortaya çıkabilecek risk durumlarını önceden fark edebilmeyi ve aileleri ile iletişime geçerek önlemeye yönelik tedbir almayı hedefleyen bir sistem kurulması,<br />
<strong><br />
9.</strong> Okul öncesi dönemden başlayarak uygun eğitimsel, psikolojik ve tıbbi tekniklerle çocuklara yönelik ruh sağlığı dahil olmak üzere sağlık taramalarının yapılması,<br />
<strong><br />
10.</strong> Aile planlamasının önemsemesi ve bu konuda daha işlevsel bir sistem kurulması,<br />
<strong><br />
11.</strong> İhmal ve istismarın oluşumundan sonra kişisel müracaatla devreye giren sistemin, önleyici bir mekanizmaya dönüşmesini sağlayıcı mevzuatın bulunması.</p>
<p><strong> III. ENGELLER</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Çocuğun korunmasına yönelik oluşturulan sistemin pahalı bir sistem olması,<br />
<strong>2.</strong> Yerel yönetimlerin yaptığı yardımların çoğu zaman istismar ediliyor olması,<br />
<strong>3.</strong> Okullarda görevli öğretmen ve psikolojik danışmanların, okul – aile birliklerinin kişisel duyarlılıkları ile çalışmalar yapmaya çalışması ve bu konuda devlet desteğinin sağlanamaması,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onlemeplatformu.org/2009/12/18/ailenin-rolunu-yerine-getirmesi-icin-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

