SOSYAL HİZMETLERDE YAPILMASI GEREKENLER

Posted by admin December 18, 2009, under Duyurular | No Comments

I. OLANAKLAR

1. Risk altındaki çocuklar konusunda çalışma yapmakla sorumlu pek çok kurumun bulunması (çocuk polisi, sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu, çocuk mahkemeler)
2. Aileler ile birebir ilişki kurabilen toplum merkezleri deneyimi.

II. YAPILMASI GEREKENLER

Bu olanakların olmasına rağmen halihazırda aşağıdaki alanlarda uygulamada yaşanan sorunlar ve bunlardan hareketle oluşturulan öneriler tespit edilmiştir:

1. Kurumlar arasında görev dağılımı konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle sokakta çalışan/yaşayan çocuklar alanı konusunda kurumlar arasında ciddi görev çakışmalarınsan kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Bunun giderilmesi için;
a. Kurumların ve bu alanda çalışan meslek elemanlarının görev ve rolleri ile yetkileri açıkça tarif edilmelidir.
b. Kurumlar arasında koordinasyonun nasıl sağlanacağı belirlenmelidir.

2. Kolluğun çocuk birimine  gelen özellikle travma mağduru çocukların  kalabileceği bir bakım ünitesinin olmaması nedeniyle bu çocuklar kolluğun birimlerinde kalmakta, sosyal hizmetlerin devreye girmesi gecikmektedir.  Travma mağduru çocukların hemen kabul edilebilecekleri sosyal hizmet kuruluşları oluşturulmalıdır.

3. Genel olarak da bütün Polise gelen çocukların hemen sosyal hizmetlere teslim edilebileceği bir birimin olmaması çocukla ilgili risklere müdahale edilmesini geciktirmekte veya çocuğun süreç içerisinde istismarına neden olmaktadır. 24 saat hizmet verecek bir birim kurulmalı, bu birimde uygun meslek elemanları görevlendirilmeli ve bakım ünitesinin olması sağlanmalıdır.

4. Sosyal hizmetler kuruluşlarının yetersiz ve dağınık olması müdahalenin hızlı bir biçimde yapılmasını engellemektedir. İhmal ve istismar ile ilgili önleme ve korumaya yönelik çalışma yapacak kuruluşların yaygın ve kolay ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.

5. Çocukların dahil oldukları davaların  sona ermesinde sonra bu çocuklara yönelik sosyal hizmetlere dayalı bir izleme mekanizmasının kurulmamış olması nedeniyle, istismara uğramış ve travma yaşayan çocukların izlenmesi mümkün olmamaktadır. Bu konudan sorumlu bir sosyal hizmet birimi oluşturulmalıdır.

6. Yerelde sosyal hizmetlerin örgütlenmemiş olması. Yerelde sosyal hizmet örgütlerinin oluşması çok önemlidir. İzleme ve müdahalenin mümkün olduğunca yerel düzeyde yapılması gerekmektedir.  Bu birim izleme ve önlemeye yönelik özellikleri aşağıdaki gibi olmalıdır:

• Bu birimler mahalle düzeyinde örgütlenmelidir: Böylece her aile ile birebir ilişki kurulabilecek ve bütün çocuklar kapsanabilecektir. Toplum sosyal hizmetleri bilinmediği için, mağdur bu hizmetlere ulaşamayabilir, bu nedenle hizmetlerin herkese ulaşabileceği biçimde yapılandırılması gerekir.

• Ailelerin sosyal ihtiyaçlarının tespit edilebileceği bir sistem kurulmalıdır: Boşanmış ailelerin ve çocukların sosyal hizmetlerin gözetiminde olması; ebeveyn kaybından suça itilmeye kadar bütün risk faktörlerine maruz kalan çocukların tespit, korunması ve takibi sağlanmalıdır.

• İhtiyaç sahibi aileler tespit edilerek sosyal yardım yapılmalıdır. Aileler ile birebir çalışarak sosyal ihtiyaç tespitlerinin yapılması; aile içinde vasıfsız olan çalışabilir kişilerin halk eğitim ile bağlantıya geçilerek eğitimleri sağlanması, vasıflı hale getirilmesi gereklidir.

• Yerelleşme ve yaygılaştırmada taşeronlaşmaya yol açılmamasına özen gösterilmelidir.

7. Sosyal hizmet kurumlarının gerek polis ile gerekse çocuk mahkemeleri ile koordinasyon içinde bilgi akışını sağlayacak şekilde çalışması sağlanmalıdır. Bunun için sosyal hizmetlerden sorumlu kurumun adliye yakınında olması dışında bir sosyal hizmet uzmanının adliye içinde olması da önemlidir.

8. Meslek elemanlarının yapılan işe ve alana uygun olarak belli kriterlere göre  işe alınması gerekir.

9. Çocuk büro amirliklerinde sosyal hizmet uzmanlarının çocuklar ile görüşmede bulunması sağlanmalı, çocuğun ilk görüşmede sadece polis ile karşılaşması önlenmelidir.

10. Eğitim kurumları riskleri fark etme açısından odak olmalı ve sosyal hizmetler ile işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışması gerekir. Bu kapsamda olmak üzere;
a. Muhtarlardan, sosyal hizmet uzmanlarına, okula kadar bir ağ oluşturulmalıdır,
b. Çocukların durumları okulda gözlenmeli
c. Sosyal hizmetler kurumu çalışanları ile okul rehber öğretmenleri arasında düzenli  bilgi akışının sağlanmalıdır.

11. Mülteci çocukların yurtlara yerleştirilmesi çeşitli sorunlara sebep olmaktadır. Öte yandan yabancılar şubelerinde sosyal hizmet uzmanı her zaman bulunmamaktadır (Örn. Kumkapı  yabancılar şubesi misafirhanesi).  Yurda yerleştirilen mülteci çocuklar ile aileleri arasında iletişim sağlayacak bir sosyal hizmet uzmanının görevlendirilmesi uygun olacaktır.

III.ENGELLER

1. Kurumların işbirliği ve eşgüdümlü çalışmasının önündeki bürokratik engeller
2. Toplum sosyal hizmetlerinin bilinmiyor olması
3. Sosyal hizmetler kuruluşlarının her yerde bulunmaması
4. Önleyici hizmetlerin yaygınlaşmamış ve yerelleştirilmemiş olması

 Page 3 of 23 « 1  2  3  4  5 » ...  Last »